Hipnoz | Klinik Psikolog Burcu KORAY İstanbul Psikolog Psikomood
... ...
Hipnoz
Hipnoz

Hipnoz

Hipnoz, insan zihninin derinliklerine ulaşmak ve bilinçli olarak erişilemeyen içeriği keşfetmek için kullanılan etkili bir araçtır. Bu teknik, zihinsel deneyimlerin ve duyguların depolandığı en ilkel beyinle bağlantı kurmanın bir yolunu sunar. Hipnozun temel prensibi, kişinin bilinçli zihinsel bariyerlerini aşarak altındaki daha derin katmanlara erişmesine olanak tanımasıdır

Hipnoz, sadece ezoterik veya mistik dünyayla sınırlı olmayıp, aynı zamanda bilimsel çalışmalarla da desteklenen bilimsel bir alandır. Birçok araştırma, hipnozun beyin aktivitesindeki değişiklikleri, duygusal tepkileri ve hatta fiziksel iyileşmeyi etkileyebileceğini göstermiştir. Bağlantı linkini sizinle paylaşıyorum araştırmayı dilerseniz inceleyebilirsiniz.https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23860312/ Beyin tarama teknolojileri sayesinde, hipnoz sırasında beyinde meydana gelen değişikliklerin izlenebilmesi, bu durumun bilimsel temellerini haliyle güçlendirmiştir.

Hipnoz Hakkında Herşey

Hipnozun kullanım alanları oldukça geniştir. Psikoterapide, özellikle travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete, fobi gibi durumların tedavisinde yardımcı bir araç olarak kullanılabilir. Ayrıca, kronik ağrı yönetiminde, bağımlılık tedavilerinde ve hatta yaratıcılığın artırılmasında da kullanılabilecek potansiyeli vardır3.

Hipnoz, kişinin zihinsel durumunu değiştirerek farklı bir farkındalık seviyesine geçiş yapmasını sağlar. Bu durum, derin gevşeme ve konsantrasyon ile elde edilir. Hipnotize olan kişi, hipnotistin yönlendirmelerine daha açık hale gelir ve bu sayede belleğin daha derin katmanlarına ve bilinçdışına erişebilir. Ancak hipnozun etkili olabilmesi için kişinin istekli olması ve hipnotize olmayı kabul etmesi önemlidir.

Sonuç olarak, hipnoz insan zihninin karmaşık yapısını keşfetmek ve anlamak için kullanılan güçlü bir araçtır.

 

Psikoloji alanında hipnoz, insanların artmış dikkat, konsantrasyon ve telkin edilebilirlik deneyimleyebildiği transa benzer bir zihin durumu olarak tanımlanır. Bu nedenle hipnoz ve tanımı, uykuda hissettiğimiz hali anımsatsa da, aslında daha fazla odaklanma yeteneği kazandığımız ve hipnozun etkilerine daha yatkın olduğumuz bir durumu ifade eder. Telkinlerle birlikte canlı hayallerin dünyasına dalma imkanı sunar. Bu terapötik yöntem, insanların ruhsal sağlığını artırmak için hipnozun bu özelliklerini kullanır.

Hipnoz veya hipnoterapinin en belirgin yanılgılarından biri, uykulu ve dikkati dağılmış bir halde olan kişilerle ilişkilendirilir. Ancak gerçekte birisi hipnotize edildiğinde, hiper-farkındalık durumuna girer. Bu nedenle bir kişinin hipnotize edilmesi, hipnotizör ve hipnoz hakkında dolaşan birçok yanılgı ve yanlış anlamayla çevrilidir. Ancak gerçek şu ki, bu psikolojik tekniğin oldukça faydalıdır. Özellikle klinik hipnoz veya kendi kendine hipnoz gibi farklı hipnoz türlerinin ağrıyı hafiflettiği, endişeyi azalttığı ve kimi zaman bağımlılıkları da kontrol altına alabileceği gösterilmiştir.

Bu süreçte profesyonel, hastaya yönlendirici telkinler sunar ve tepkilerini düşüncelerini, davranışlar, geçmiş deneyimler, duygular, algılar gibi farklı farklı yönlerden incelemeye çalışır. Hipnotize edilmiş kişinin zihnini bu önerilere daha duyarlı hale getirir.

Sonuç olarak, hipnoz insan zihnindeki gizli köşelere ulaşmak ve ruh halini olumlu yönde değiştirmek için kullanılan son derece etkili bir araçtır.

Hipnoz Nasıl Bulunmuş

Hipnozun tarihine baktığımızda, köklerinin antik medeniyetlere kadar uzandığını görüyoruz. Özellikle Mısır ve Yunan gibi eski uygarlıklarda, hipnoza benzeyen değişik bilinç halleri ve iyileştirici ritüeller sıkça kullanılıyordu. Bu medeniyetler, zihinsel deneyimleri ve trans hallerini çeşitli şekillerde deneyimlemiş ve bu deneyimleri sağlık sorunlarının çözümünde kullanmışlardır.

Ancak modern hipnozun temelleri, 18. yüzyılda Franz Mesmer tarafından atıldı. Mesmer, “hayvan manyetizması” olarak adlandırdığı bir kavram geliştirdi. Bu kavramına göre, vücuttaki manyetik enerji akışını dengelemek suretiyle iyileşmeyi sağlamak mümkündü. Mesmer’in çalışmaları, hipnozun bir türünü oluşturan bu enerji transferi fikrini öne sürdü.

  1. yüzyılın sonlarına doğru, Mesmer’in yaklaşımı değişiklik gösterdi ve modern hipnozun temelleri atıldı. İskoç hekim James Braid, “hipnoz” terimini ilk defa kullanarak trans benzeri bir durumu ifade etti. Braid, bu durumu sağlamak için gözleri sabitlemek ve derin rahatlama ile hipnotik bir duruma geçmek gerektiğini öne sürdü. Bu, modern hipnozun daha bilimsel ve yöntemsel bir yaklaşımını işaret ediyordu.

Bugün hipnoz, psikolojik ve tıbbi uygulamalarda kullanılan bir araç olarak kabul edilmekte ve birçok alanda araştırılmaktadır. Antik dönemden bu yana geçen zaman içinde hipnozun evrimi, bilimsel anlayışımızın ve uygulamalarımızın bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Kihlstrom’un belirttiği gibi, hipnozun bilincin bilimsel bir anlayışını desteklemek için nasıl kullanıldığını anlamak için yapılan çalışmalar bize daha geniş bir bakış açısı sunuyor.

Kaynak: Kihlstrom, J. F. (2013). Hypnosis and the science of consciousness. Cortex, 49(2), 359-367.

Hipnoz Esnasında İçerde Neler Oluyor? Terapi Nasıl İşe Yarıyor ?

Hipnotik bir duruma girdiğinizde, büyüleyici bir dönüşüm gerçekleşir – bilinçdışı zihne açılan kapılar aralanır. Bu alan, genellikle bilinçli zihnin koruyucu bariyerleri tarafından örtülen bir gerçekliktir ve daha erişilebilir hale gelir, insan bilişinin ve duygularının karmaşıklığını keşfetme fırsatı sunar.

Bilinçdışı zihin, anılar, duygular ve davranışlar gibi düşüncelerimizi ve eylemlerimizi şekillendiren bir hazine deposu olarak hizmet eder. Bu, derinlemesine ve geçici olarak depolanan deneyimlerin bulunduğu geniş bir rezervuar gibidir. Hipnoz sırasında, genellikle bu rezervuara erişimi sınırlayan engeller geçici olarak kalkar ve terapötik müdahalelerin açığa çıkmasına izin verir.

Hipnoterapi, hipnozun güçlü bir uygulaması olarak, bu yeni kazanılan bilinçdışı erişimi kullanır. Biz terapistler, bu rezervuara erişerek deneyimlerin katmanları arasında gezinir ve çeşitli psikolojik zorlukların köklerini anlamaya çalışırız. Anksiyete, fobiler ve hatta sigara gibi derinlemesine yerleşmiş alışkanlıklar genellikle zihnin bu gizli köşelerinde saklanır.

Yükseklik korkusu gibi engelleyici bir korkuyla başa çıkan bir bireyi düşünün. Hipnoterapi aracılığıyla biz bu kişiyi hipnotik bir duruma yönlendiririz ve kişi korkularının kaynağına geri döner izin . Belki de bilinçdışının derinliklerinde, bu korkuyu tetikleyen unutulmuş bir çocukluk olayı yatmaktadır. Terapist, bu anıyı gün yüzüne çıkardığında, bireyin perspektifini yeniden şekillendirmek ve iyileşmeyi ve dayanıklılığı teşvik etmek için çalışabilir.

Önemli bir nokta olarak, hipnoz sırasında bilinçdışı zihin daha erişilebilir hale gelmesine rağmen, bu serbestçe keşfe açık bir alan değildir.

Sonuç olarak, hipnoz sırasında bilinçdışı zihnin katılımı, düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız üzerinde derin bir etkisi olan bir alanın kapısını açmak gibidir. Bu, kökten sorunları ele almayı, bakış açılarını yeniden şekillendirmeyi ve kişisel büyümeyi kolaylaştırmayı sağlar. Zihnin sırlarını açığa çıkarmaya devam ederken, hipnoz, bizi daha büyük bir öz farkındalığa ve dönüşüme yönlendiren bir işaret olarak durmaktadır.

Hipnoz esnasında tüm sırlarımı açıklar mıyım ?

Hipnozla ilgili bunun gibi birçok yanıltıcı bilgi ve efsane dolaşıyor, bu yüzden bu adımda sizi bazı gerçeklerle aydınlatmak istiyorum. Hipnoz, genellikle sahip olduğumuz popüler inançlardan oldukça farklı bir şeydir.

Öncelikle, hipnoz altındaki kişiler büyülenmiş veya zihinsel kontrol altında değildir. Yani, siz bir hipnoz seansına girdiğinizde, aslında kontrolünüzü kaybetmezsiniz. Kendi iradenize ve değerlerinize aykırı hareket etmek gibi bir durum söz konusu değildir. Hipnozun amacı, zihni daha açık ve reseptif hale getirmektir, ancak bu tamamen sizin kontrolünüzde gerçekleşir.

Hipnoz altındayken bile, çevrenizde olanları ve terapistinizin yönlendirmelerini değerlendirebilirsiniz. Kendinizi kontrolsüzce başka bir yöne sürüklenmiş hissetmezsiniz. Sizinle işbirliği yapmamızın temelinde, hedeflerinize odaklanmak ve bu hedeflere nasıl ulaşabileceğimize dair bir yol haritası oluşturmaktır.

Unutulmaması gereken bir diğer nokta, etik uygulamadır. Benim gibi bir psikolog, her zaman müşterilerimin refahını ve onayını öncelikli tutarım. Tedavi süreci boyunca sizin rahatınız ve rızanız benim için çok önemlidir. Hipnoz seansları, güvenli ve destekleyici bir ortamda gerçekleşir.

Sonuç olarak, hipnoz güçlü bir araç olabilir, ancak bunun etik ve bilimsel bir yaklaşımla yapılması son derece önemlidir. Yanıltıcı inançları ortadan kaldırarak, hipnozun gerçek potansiyelini anlamak ve olumlu şekillerde kullanmak mümkündür. Umarım bu açıklamalar, hipnozun gerçek doğasını daha iyi anlamanıza yardımcı olur ve onun faydalarından mahrum kalmazsınız.

Hipnoz Hangi Alanlarda Kullanılır ?

Her bir alan, hipnozun farklı yönlerini ve potansiyelini yansıtır.

Terapötik Kullanım: Hipnoterapi, ağrı, anksiyete, depresyon ve travma gibi sorunların yönetiminde yardımcı olur. Ayrıca, özsaygıyı geliştirme ve kilo yönetimine katkı sağlama gibi konularda da etkilidir. Hipnoz, derin gevşeme ve zihinsel odaklanmayı birleştirerek, duygusal ve zihinsel iyileşmeyi destekler.

Davranış Değişiklikleri: Hipnoz, sigara içme veya aşırı yeme gibi istenmeyen alışkanlıkların kırılmasında yardımcı olabilir. Bu, bilinçaltındaki tetikleyicilere odaklanarak, kötü alışkanlıkların kaynaklarına ulaşmayı amaçlar. Hipnoterapistin rehberliğiyle, kişi bu alışkanlıkların üstesinden gelebilir ve daha sağlıklı bir yaşam tarzına geçiş yapabilir.

Performans Geliştirme: Sporcular, sanatçılar ve profesyoneller, hipnozu odaklanma, özgüven ve performansı artırmak için kullanır. Hipnoz, zihinsel engelleri aşarak potansiyeli en üst düzeye çıkarma konusunda yardımcı olabilir. Bir sporcu için bu, daha iyi bir odaklanma ile rekabetçi avantaj sağlamak anlamına gelirken, sanatçılar yaratıcılıklarını artırabilir ve profesyoneller iş yerinde daha etkili olabilir.

Geçmiş Yaşam Regresyonu: Bazı kişiler, hipnozu kullanarak iddia edilen geçmiş yaşam anılarını keşfetmeye çalışırlar, ancak bu hala tartışmalı bir konudur. Geçmiş yaşam anılarının gerçekliği hakkında kesin bir bilimsel kanıt olmamasına rağmen, bazı insanlar bu deneyimi bireysel bir içgörü kaynağı olarak görmektedir.

Otohipnoz Nedir.

Otohipnoz yani kendi kendine hipnoz dediğimiz şey, sanki kendi iç dünyanızda rüyada gezinmek gibidir. Bu hipnoz modeli, size kendi hipnotik durumlarınızı yaratma ve yönlendirme yeteneği verir. Bunu bir nevi, zihinsel bir anahtar gibi düşünebiliriz: iç dünyamızı keşfetmek ve anlamak için kullanabileceğimiz bir araç.

Peki, oto hipnozu kendi başıma nasıl uygulayabilirim?

Bu konuda rahatlıkla uygulayabileceğiniz bir kaç öneri sunabilirim Rehberli imgeleme, bu içsel yolculuğunuzda size bir rehberlik sunar. İmajinasyon gücünüzü kullanarak, rahatlatıcı ve huzurlu bir yer hayal edebilirsiniz. Belki deniz kıyısındaki yumuşak rüzgarları veya doğanın içindeki sessiz bir ormanı düşünün. Bu, hipnozun rahatça içine girmenizi kolaylaştıran bir yolculuktur.

Gevşeme teknikleri diğer terapi tekniklerinde olduğu gibi burada da devreye girer. Adım adım, bedeninizin her köşesini rahatlatırken zihninizi dinginleştirmelisniz. Bir tür içsel yoga seansı gibi düşünebilirsiniz. Kendinizi huzurla doldururken, hipnozun derinliklerine daha kolay dalmanız mümkün olur.

Ve tabii ki, olumlu tekrarlamaların unutmamalıyız. Bu, kendi kendinize güçlü ve olumlu ifadeleri tekrarlamak anlamına gelir. Mesela, “Ben güçlüyüm ve her zorluğun üstesinden gelebilirim” gibi cümlelerle kendinizi motive edebilirsiniz. Zihninizde pozitif bir atmosfer yaratmak için size neler iyi gelecek ise denemekten çekinmemelisiniz.

Sonuç olarak, kendi kendine hipnoz, içsel dünyanızı keşfetmek ve dönüştürmek için eşsiz bir araçtır. Rehberli imgeleme, gevşeme teknikleri ve olumlu tekrarlamalarla bu içsel macerayı deneyimleyebilirsiniz.

Eğer daha fazla bilgi almak, kendi kendinize hipnozu sağlıklı ve güvenli bir şekilde öğrenmek isterseniz, iletişim bağlantısını kullanarak online veya yüz yüze randevu talep edebilirsiniz.

Sevgiler

Klinik Psikolog Burcu KORAY

 

Kaynaklar

  1. Ellenberger, H. F. (1970). The Discovery of the Unconscious: The History and Evolution of Dynamic Psychiatry. New York: Basic Books. (ISBN: 978-0465016730)
  2. Barber, T. X. (1969). The Discovery of Hypnosis: The Complete Writings of James Braid, the Father of Hypnotherapy. Chicago: Aldine Publishing Company. (ISBN: 978-0202020466)
  3. APA. (2018). Clinical Hypnosis and Self-Regulation: Summary of Scientific Evidence. [Online] Retrieved from: https://www.apa.org/topics/hypnosis/evidence
  4. Lynn, S. J., & Green, J. P. (Eds.). (2019). The Oxford Handbook of Hypnosis: Theory, Research, and Practice. Oxford: Oxford University Press. (ISBN: 978-0198790199)
  5. APA Division 30. (n.d.). History of Hypnosis. [Online] Retrieved from: https://www.apadivisions.org/division-30/publications/newsletters/hypnosis/2014/11/history

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

function custom_disable_right_click() { if (is_single()) { // Sadece yazı (post) sayfalarında etkinleştir ?>